13.09.2026 - 200 Bin Nüfuslu Bölgenin Tek Medyası

Bir Alışveriş Hikayesi

Yusuf Keskin

Yazarın şu ana kadar yazılmış 4 makalesi bulunuyor.

Bir ihtiyaç listesiyle başlar her şey. “Sadece birkaç parça alıp çıkacağım” cümlesiyle evden çıkılır ama o cümlenin bugüne kadar tutulduğu pek görülmemiştir. Marketin kapısından girildiği anda çile başlar; sessiz, sabırlı ve uzun bir çile.

Önce market arabası meselesi… Bozuk para var mı, jeton nerede, araba neden kilitli? Birini çözene kadar alışverişin heyecanı çoktan düşer. Sonra reyonlar… Aradığın ürün ya en alt raftadır ya da göz hizasının çok üstünde. Eğil, kalk, uzan, paketleri çevir, fiyatına bak, içeriğini oku. Bir ürünü sepete atmak için verdiğin emek, sanki onu bizzat sen üretmişsin gibi.

Derken araba ağırlaşır. Tekerleklerden biri mutlaka yamuktur, sürekli sağa çeker. Sen düz gitmek istersin, araba başka hayaller kurar. Dar koridorlarda manevra yapmaya çalışırken, aynı anda üç kişiyle göz göze gelirsin. Kim yol verecek, kim bekleyecek? Market alışverişi aynı zamanda sabır sınavıdır.

Her şey bitti sanırsın ama asıl final kasada başlar. Önünde kaç kişi var, hangisi yavaş, hangisi “şunu da almayı unutmuşum” diyerek reyondan kaybolacak? Beklerken kasadaki bant, psikolojik bir eşik gibi uzar da uzar. Poşet mi alacaksın, kart mı nakit mi, fiş ister misin? O an, zaman kavramı tamamen kaybolur.

Poşetler dolduktan sonra yeni bir mücadele başlar: Taşıma. Kolların kesilir, poşet sapları avucuna gömülür. “Arabaya az kaldı” diye kendini motive edersin. Ama o az kalan mesafe, nedense en uzun mesafedir. Birde aniden sağanak yağmur yağıyorsa araca kadar ıslanma çilesi cabası. Bagajı aç, poşetleri yerleştir, biri devrilmesin, biri ezilmesin.

Eve dönüş ise çilenin son perdesidir. Poşetleri arabadan indir, asansör bekle ya da merdiven çık. En sona bıraktığın su bidonu, inadına en ağır olanıdır. Kapıyı açtığında içinden geçen tek düşünce şudur: “Bir süre market yüzü görmek istemiyorum.”

Market alışverişi basit bir iş gibi görünür ama aslında küçük bir maratondur. Fizik, psikoloji ve sabır gerektirir. Ve insan tam da bu yüzden, alışveriş bitince kendini sanki büyük bir işi başarmış gibi hisseder.

Çünkü bazen en büyük mücadeleler, en sıradan görünen işlerdir. Evin kapısına gelip ellerinde poşetlerle karşılanan aslında zorlu bir mücadelenin yorgun kahramanıdır. Sevgiyle kalın, online alın.

YAZARIN SON YAZILARI
İyi ki varsın Web! - 14 Ocak 2026
Kimdir bu Adminler? - 26 Aralık 2025